Dava şartı arabuluculuk, son yıllarda kapsamı kademeli olarak genişleyen bir kurum. Bugün geldiği noktada, uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlık türlerinin büyük bölümü bu kapsamda.
Kapsama giren başlıca uyuşmazlıklar
- İş hukuku: İşçi veya işveren alacağı ile tazminat talepleri ve işe iade istemleri.
- Ticaret hukuku: Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri.
- Tüketici hukuku: Belirli parasal sınırın üzerindeki tüketici uyuşmazlıkları.
- Kira ve taşınmaz: Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, taşınmazın paylaştırılması ve kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklar.
Kapsam dışında kalanlar
İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin rücu davaları dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir. Aynı şekilde, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği işler (örneğin nüfus kayıt düzeltme veya boşanma) arabuluculuğa elverişli değildir.
Süreler bakımından etkisi
Arabuluculuk başvurusu, zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri durdurur. Bu, süresi dolmak üzere olan alacaklarda önemli bir koruma sağlar. Buna karşılık işe iade gibi kısa süreli taleplerde başvurunun kendisi de süreye tabidir: fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir.
Dosyanın en başında sorulacak soru şudur: bu talep dava şartı arabuluculuk kapsamında mı? Cevap yanlışsa, sonraki her adım boşa gider.
Anlaşma belgesinin gücü
Arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, taraflar ve avukatları ile arabulucu tarafından imzalanmışsa ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icraya konabilir. Bu, iyi müzakere edilmiş bir anlaşmayı mahkeme kararı kadar güçlü kılar.



