Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, dava şartı olarak arabuluculuk kapsamındadır. Bu, kiraya veren ve kiracı için sürecin başlangıç noktasını değiştiren bir kuraldır.
Kapsama giren uyuşmazlıklar
- Kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin uyuşmazlıklar,
- Kira bedelinin tespiti ve uyarlanması talepleri,
- Kira alacağı ve kira ilişkisinden doğan tazminat talepleri,
- Ortaklığın giderilmesi dışındaki, taşınmazın paylaştırılmasına ilişkin uyuşmazlıklar.
Kapsam dışında kalan önemli istisna
İcra yoluyla tahliye bu kapsamda değildir. Kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan ilamsız tahliye takibi için arabuluculuk şartı aranmaz; takip doğrudan başlatılabilir. Zorunluluk, dava aşamasına geçildiğinde devreye girer.
Arabuluculuğa başvurmadan açılan dava, ne kadar haklı olursanız olun esasa girilmeksizin usulden reddedilir. Kaybedilen yalnızca zaman değil, harç ve vekâlet ücretidir.
Süreç nasıl işliyor?
Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabulucu görevlendirmesinin ardından taraflar toplantıya çağrılır. Anlaşma sağlanırsa düzenlenen anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi alınması hâlinde ilam niteliği kazanır — yani ayrıca dava açmaya gerek kalmaz.
Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanak, dava dilekçesine eklenmek üzere tarafa verilir. Bu tutanak olmadan açılan dava kabul edilmez.
Öneri
Arabuluculuk aşamasını bir formalite olarak görmemenizi öneririz. Tahliye ve kira tespiti dosyalarında tarafların anlaşabildiği oran hiç de düşük değildir; anlaşma hâlinde sonuç, yıllar sürebilecek bir yargılamanın çok öncesinde ve icra edilebilir biçimde elde edilir.



